Gündem
Yayınlanma : 10 Kasım 2025 13:22
Düzenleme : 10 Kasım 2025 13:23

Zamanın Susturduğu An: 10 Kasım

Zamanın Susturduğu An: 10 Kasım

Her 10 Kasım, takvim yapraklarında bir hüzün perdesi aralar. Saat dokuzu beş geçe, o ulu çınarın gövdesinden kopan son yaprağın sesini duyar gibi oluruz. Bu, sadece bir liderin fani dünyadan göç edişi değil; bir milletin kalbine düşen, asırlardır sönmeyecek bir ateşin ilk kıvılcımıdır.
Mustafa Kemal Atatürk…
Adı, sadece tarih kitaplarında değil, kurduğu cumhuriyetin her nefesinde, her taşında, her zerresinde yankılanan büyük bir destanın sahibidir. O, karanlığa gömülmek üzere olan bir coğrafyayı kıvılcımdan bir güneşe dönüştüren mimar; küllerinden yeniden doğan bir ulusun kutup yıldızıdır.

Saat dokuzu beş geçe, siren sesleri yükselir ve zaman susar.
O suskunlukta bile onun sesi yankılanır:
“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”
Bu söz, bir vasiyet değil; bir inancın, bir güvenin, bir ebediyetin cümlesidir. Çünkü o, yalnız bir komutan değil; vicdanın, aklın ve irfanın rehberiydi. “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır.” dediğinde, aslında sadece cephedeki askere değil, geleceğin nesillerine sesleniyordu.
O ses, hâlâ rüzgârla savrulan bir bayrakta, kara tahtada tebeşirle yazılan bir harfte, bir çocuğun gözlerindeki pırıltıda yaşamaktadır.

10 Kasımlar, bir yas günü değil; bir idrak, bir yemin, bir diriliş günüdür.
Bizler, onun bıraktığı emaneti taşırken, her nefesimizde aynı sözü yineliyoruz:
Cumhuriyet’e sahip çıkmak, Atatürk’ü anlamaktır.
Onu anmak, yalnızca bir fotoğrafın önünde eğilmek değil; düşüncenin, bilimin, özgürlüğün ve adaletin izinde yürümektir.

Bugün, o ebedi istirahatgâhında huzurla uyuyorsa, biliniz ki, tohumlarını attığı bilim, sanat ve hürriyet ağacı dimdik ayakta, kökleriyle bu topraklara sıkıca sarılmış durumdadır.
Bize düşen, o ağacın dallarını daha yükseklere uzatmak; gölgesini, mazlum coğrafyalara kadar yaymaktır.

O’nun öğrettiği gibi, aklın ve vicdanın rehberliğinde yürüdükçe, Cumhuriyet daima var olacaktır.
Çünkü bazı insanlar ölmez. Onlar, zamanı değil; zamanı anlamlandıranlardır.

Ruhun şad olsun, Aziz Atam.
İzindeyiz.